Yara İzlerinin Tedavisi

Deri cildimizi ince bir kıyafet gibi örten, benzersiz bir organdır.Yara izleri, deri iyileşmesinin doğal bir sonucu olarak oluşurlar.İpek bir kumaştaki küçük bir pürüz bizi nasıl rahatsız ederse, derimizdeki bir yara izi de bizi o kadar rahatsız eder. Çok yüzeyel olanları dışında bir çok yara, değişen düzeylerde izlere neden olur. Yara izleri kazalar, yanık, cerrahi işlemler veya sivilce gibi cilt hastalıklarından sonra gelişebilirler. 

Farklı tipte görülen yara izleri vardır. Bir çok yara izi soluk renkte ve düz iken; eğer yara iyileşmesi sürecinde deride fazla kollajen üretilirse, yara izleri kabarabilir ( hipertrofik skar ve keloid ). Bu tip izler daha sıklıkla gençlerde ve esmerlerde görülür. Bazı izler deriden çökük olabilirler. Bunlar deri altı yağ veya kas dokusunun kaybı sonucu gelişirler. Bazı cerrahi ve sivilce izleri bu gruba girerler.Bazıları ise; derinin gebelik, hızlı büyüme ve kilo alması gibi nedenlerle gerilmesi sonucu hızla gelişirler ve deri çatlakları ( stria ) olarak bilinirler.

Yara izleri tam olarak ortadan kaldırılamasalar da, daha iyi hale getirilebilirler. Yara izi tedavisinde kullanılan yöntemlerden aşağıda bahsedilmiştir:

  • Güneş koruyucular: Güneşten korunma yara izini oldukça azaltır ve koyu renkli leke oluşumunu engeller. Özellikel çinko veya titanium dioksit içeren fiziksel koruyucular kullanılmalıdır. Koruyucu kremlerin faktörü 30 veya üzerinde olmalıdır. Bu kremlerin özellikle masajla uygulanması da yara izi gelişimini azaltır.
  • Lokal uygulanan kremler: Vitamin E, kakao yağı ve bir çok benzer yağ yara izlerini tedavi etmek amacı ile kullanılmaktadır, ama genellikle pek etkili değildirler.
  • Silikon jeller ve örtüler: Yara izi alanına her gün silikon jel sürmek veya silikon yara örtüsü ile örtmek, yara izinin azalmasını sağlar veya daha fazla artmasına engel olur. İyi sonuç alınabilmesi için en az 3 ay kullanılmalıdır.
  • Kapatıcılar ve fondötenler: Bu kremler skar azalana veya yok olana kadar kamuflaj yaparak, hasta konforunu sağlarlar. Eğer yara izi pembe veya kırmızı ise yeşilimsi renkteki kapatıcılar; kahverengi ise sarı renkteki kapatıcılar, deriden açıksa deri renginde kapatıcılar kullanılır. Kapatıcıların su bazlı olması tercih edilir.
  • Renk açıcı kremler: Eğer yara izi normal deriden daha koyu renkte ise, Dermatoloji uzmanlarının önereceği renkte açıcılar kullanılabilir.
  • Cerrahi: Yara izleri tamamı ile ortadan kaldırılmasalar da, cerrahi uygulamalar ile şekilleri değiştirilerek, daha az görünür hale getirilebilirler. Deriden kabarık olan keloid ve hipertrofik skar tarzı yara izlerinde cerrahi tedavi önerilmez. Bu yöntemle, bu özellikteki izler daha da kabararak, belirgin hale gelebilirler.
  • Kortizon enjeksiyonu: Özellikle kabarık tip yara izlerinde uzun süreli uygulamada faydalı olur.
  • Radyoterapi: Özellikle hipertrofik skar ve keloidlerin tedavisinde düşük doz radyoterapi tekrarları engeller. Bu tedavi, olası yan etkileri nedeni ile sadece şiddetli olgularda uygulanmalıdır.
  • Dermabrazyon: Derinin özel aletlerle soyulması işlemidir. Bu yöntem, eğer yara izi deriden kabarık ise faydalı, çukur izlerde ise faydalı değildir. Mikrodermabrazyon ise bu yöntemin daha yüzeyel olanı olup, özellikle hafif yara izlerinin tedavisinde kullanılabilir.
  • Lazer resurfacing: Bu uygulama sırasında, dermabrazyondakine benzer şekilde deriyi soymak için bir çok farklı tipte lazer kullanılır. Yeni tip lazerler derinin üst tabakasını soymadan, derinin orta tabakasındaki kollageni etkileyerek, yara izlerini tedavi ederler. Bu nedenle de klasik resurfacing ve dermabrazyona göre, tedavi sonrasında daha az zaman kaybına neden olurlar.
  • Dolgu maddesi enjeksiyonları: Özellikle çukur şeklindeki yara izlerinde yara yüzeyini yükseltmek amacı ile kullanılırlar. Kullanılan dolgu maddeleri doğal kaynaklı olduğundan bir süre sonra erirler, bu nedenle de aralıklı olarak tekrar edilmeleri gerekir.Dolgu maddesi olarak kollajen, hyaluronik asit ve yağ kullanılabilir.

Ayrıca yara izlerinden korunmak için bir takım önlemler de alınabilir. 
Ne yazık ki yara izlerinden korunmak oldukça zordur. Bu nedenli ufak ya da büyük herhangi bir yaranın iyileşme sürecinde, Dermatoloji Uzmanları’ nın önerileri dikkatle uygulanmalıdır. Yara izlerinden korunmada en önemli unsur, iyi bir yara bakımıdır:

  1. Yara yeri temiz tutulmalıdır. Yara yeri soğuk su ile yıkanmalıdır. Deri üzerindeki kir ve artıklar alkollü gazlı bez ile silinmeli, yara etrafındaki deri sabunlu su ile yıkanmalı veya ıslak bez ile temizlenmelidir. Tahriş edici sabunlar, hidrojen peroksit, iyod solüsyonları, alkol yara temizliği için iyi ürünler değildirler ve yara iyileşmesini geciktirebilirler.
  2. Yarayı kapalı tutun. Yaranın kapalı tutulması, bakteri , kir ve tahriş edici ajanlar karşı koruma sağlar. Ayrıca deriyi ilk 1- 2 gün nemli tutar ki nem yara iyileşme sürecini hızlandırır. Deriyi temiz ve nemli tutmak için antibiyotikli kremler kullanılabilir.
  3. Yara kabuğu kaldırılmamalıdır. Yaralanma ve kesi sürecinden sonra, deride iyileşme süreci başlar, bakterilere karşı beyaz küre hücreleri yara yerine gelir. Kırmızı kan hücreleri, fibrin ve kanama hücreleri yara kabuğunu oluştururlar. Yara kabuğunun kaldırılması yarayı bakterilerea çık hale getirir ve yara izinin artmasına neden olur.

Özellikle bazı tip yaralarda yara izi gelişme olasılığı daha yüksektir ve daha dikkatli davranılmalıdır:

  • Çok kanayan ve kanaması bası ile 10 dakika içinde durmayan yaralar
  • 1 cm den derin ve geniş yaralar
  • Göz kenarı ve yüzde yer alan yaralar
  • Kirlenme olasılığı yüksek yaralar
  • Düzensiz yaralar
  • Hayvan ısırıkları
  • Ağrılı, sıcak, şişlik ve sarımsı akıntı gibi enfeksiyon belirtileri taşıyan yaralar
Share