Takı Alerjisi

Antik çağlardan beri takı kullanımı, insanoğlunun oldukça yaygın bir süslenme biçimi olarak göze çarpmaktadır. 20. yüzyıla kadar; daha çok sosyoekonomik seviyesi yüksek kesimlere hitap etmiş; giyim, moda, kozmetik gibi alanlarda tamamlayıcı bir unsur olarak yer almıştır.

Ancak günümüzde; altın, gümüş vb. ederi yüksek metallerle yapılanlar dışında, imitasyon modeller ile tüketiciye sınırsız seçenekler sunulmakta; bunun yanında, takı yapımında metal dışında deri, tekstil, palstik gibi çeşitli materyeller de kullanılmaktadır. Dolayısıyla son zamanlarda “takı tasarımı ve kullanımı”, geniş bir sanatsal, ekonomik ve kültürel alt yapı üzerinde kendi başına hızla büyüyen bir üretim ve tüketim platformu haline gelmiştir.

Maalesef ki bazılarımız, bu sonsuz çeşitlilik içeren, şık ve tamamlayıcı takılardan yeterince yararlanamamaktadır: Takılara alerjik tepki geliştirenler. Nedir ki bu takı alerjisi, neye bağlı olarak gelişmektedir, tedavisi mümkün müdür?

Takı Alerjisi Nedir? 
Takı alerjisi bir tür “kontakt dermatit” ( temas dermatiti )dir. Her yaştan insanda sıkça rastlanan, deriye temas eden “yiyecek, bitki, kimyasal madde, metal, parfüm vb.” yabancı bir maddeye karşı derinin tepkisidir. Bu tepki hafif bir kızarıklık, yanma, kaşıntı, sulanma şeklinde olabileceği gibi; tekrarlayan temaslar sonucu yaralar bile görülebilir. Alerjenle temas süresi, temas eden maddenin konsantrasyonu, ciltte daha önceden bulunan hasarlar, terleme fazlalığı, göz kapakları, kulak memesi gibi hassas cilt bölgeleri ile temas, cilt kuruluğu gibi etkenler tablonun oluşumunu etkiler.

Takı Alerjisine Sebep Olabilen Maddeler
Nikel: Kontakt dermatit e sebep olan metallerin başında nikel gelir. Maalesef ki, imitasyon takıların çoğunda nikel kullanılır. 14 ayar üzerindeki altın ve gümüş takılarda nikel bulunmaz; daha düşük ayarda altın ve beyaz altın içinde ise, nikel katkısı bulunmaktadır. Giysi aksesuarlarında ( metal düğme, fermuar, iç çamaşır kopçası, kemer tokası, … ), günlük yaşamda kullanılan birçok maddede ( bozuk para, anahtar, anahtarlık, kalem, dolmakalem, çakmak, çanta sapları, şemsiye, bigudi, saç tokası, gözlük çerçevesi, ruj kabı, pudralık, toplu iğne, çengelli iğne, dikiş iğnesi, makas, çivi, çekiç, tornavida… ), mobilyaların metal bölümleri, kapı ve pencere kolları, merdiven trabzanları, metal sandalyelerde, nadiren göz kozmetiklerinde nikel bulunabilir.

Nikele karşı bir alerjik reaksiyon gelişimi, genelde ilk olarak kulak delinmesi sonucu gerçekleşir. Bu alerjinin, daha çok kadınlarda görülmesinin sebebi de budur. Ancak son dönemlerde “piercing” modası ile birlikte, alerji sıklığı giderek artmaktadır. Kulakları delinmiş kişilerde, delinmemiş olanlara göre, nikele karşı kontakt dermatit oranının, 10 kat daha fazla olduğu gözlenmiştir.

Uzmanlar, özellikle sıcak günlerde aşırı terleme sonucu, terin asidik özelliğinden dolayı; cilde temas eden metalin nikel salma oranının artabildiğine ve böylece daha kolay kontakt dermatit gelişebildiğine dikkat çekmektedir.  

Kontakt dermatite neden olan metallerin başında geldiğinden, vücuda değen metallerin nikel salınım oranlarının belli değerler altında olmasını gerektiren yasal düzenlemeler bile mevcuttur.

Nikele karşı hassas olan kişilerde bu alerjik reaksiyonlardan korunmak için, altın ve gümüş takı önerilir. Ancak nadiren de olsa, altın ve gümüşe alerjisi olanların da bulunduğu unutulmamalıdır. 
Krom: Genelde  kroma karşı alerji, kromla tabaklanmış deri malzemelere temas edilince ortaya çıkar. Bu sorunun tek çözümü, bu tip materyellerden uzak durmaktır.
Kobalt: Gümüşe benzer bir metaldir ve birçok özelliği demir ve nikele benzer. Genellikle diğer metallerle birlikte metal alaşımlarının içinde; porselen, cam, çömlek, seramik ve emaye eşyalarda mavi renk pigmenti olarak; suluboya ve boyalı kalemlerde mavi ve yeşil renk olarak; metal kaplı maddelerde ( toka, düğme, fermuar, bijuteri, toka, mutfak gereçleri… ); matkap ucu, testere, mekanik parçalar gibi sert metallerde; çimento, beton, boya ve verniklerde; endüstriyel yağlar, kauçuk, plastik, kağıt, kürk ve suni hayvan yemlerinde; medikal malzemelerde ( metal protezler, diş protezleri ), ilaçlarda ( vitamin B12 ), saç boyalarında, antiperspiran ( terlemeyi önleyici ) ürünlerde bulunur.
Altın: İki çeşit altın alerjisi mevcuttur. Bir sistemik alerji ki, bu durum “romatoid artrit, sistemik lupus, pemfigus” gibi hastalıkların tedavisi amacıyla, ağız yolu ile altın kullanımı sonucu gelişir. İkincisi ise, altın objelerin cilde değmesi  sonucu nadiren karşılaşılan lokal hassasiyet reaksiyonlarıdır.

Takı Alerjisini Gidermek İçin.
Kuru ve hassas cilde sahip kişilerde bu sorun daha fazla görüldüğünden; cildin kuruluğunu gidermek için özellikle banyodan sonra nemlendirici kullanımı önerilebilir. Bazı özel kozmetik ürünler ise, cilde sürüldüğünde deri üzerinde gözle görülmeyen ince bir tabaka oluşturarak, 2- 3 saat süresince bir bariyer oluşturur. Böylece takı ile cildin teması büyük oranda engellenebilir.

Share