SU: Cildimizin Vazgeçilmez İlacı

” Su Hayattır ” söylemi sürekli kullanıldığından, bu gerçekliğin çoğu zaman farkına varamıyoruz. Aynen ” SEVGİ ” kelimelerinin sürekli kullanılması ile, duyguların körelmesi gibi. Su; tüm insanlık için olduğu kadar, birey olarak tek insan için de aynı derecede gerekli olan, yaşamın bazal kaynağıdır.

Su içmenin sağlığa faydaları, yazılı ve görsel basında sürekli dile getiriliyor. Pekiyi, cildimizde bir farklılık yaratması amacı ile; her gün ne kadar su içmeliyiz?
Konunun uzmanları, günde en az 2 – 2,5 litre su içilmesinin, cilde genç ve parlak bir görünüm vermesinin yanında, özellikle bayanları kabızlık, idrar yolu enfeksiyonları ve taş oluşumundan koruyacağını vurgulamaktalar. Bol su içilmesi metabolizma hızını da arttıracağından, hem ince kalmamıza, hem de vücudumuzdan toksinleri atmamıza katkı sağlar.

Ancak maalesef, çoğumuz bu gerçekleri bilmesine rağmen su tüketimini arttırmayı beceremiyor. Bazıları ise, soğuk içecekler, çorbalar ve çeşitli çaylar tüketerek, bu açığı kapatabiliyor.

Tüketilen suyun özellikleri ne olmalıdır? Musluk suyu içelim mi, iyi su mu kullanalım? Yoksa soda ( mineral water ) kullanımı mı daha sağlıklı olacaktır? Musluk suyu kullanmamız zararlı mı? Suyun özellikleri cildimizi etkiler mi?
Suda bulunan tüm mineral ve tuzlara ( kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum, bikarbonatlar, sülfat ve kloratlar vb… ); vücudumuzun ihtiyacı vardır. Dolayısıyla, suyun içermesi gereken özelliklere değil, kulanılmaması gereken sulara dikkat çekmek gerekir. Yeterince klorlanmamış, yani enfeksiyon etkenleri taşıyabilecek suları tüketmek kişiyi gençleştirmek yerine hasta yapabilir. Ayrıca, tüketilen suyun insan sağlığını tehlikeye atmaması için; özellikle flor, iyot ve nitrat konsantrasyonlarının belli aralıklarda olması gerektiği unutulmamalıdır. 
Magnesium ve bikarbonattan zengin mineral suların, cildimizde ekstra bir parlaklık ve dirilik oluşturduğuna dair, bir takım çalışmalar mevcuttur.
En önemlisi ise, son dönemlerde tüm beslenme için de tavsiye edildiği gibi, musluk suyu da dahil olmak üzere, tüm sulardan tüketmemiz, vücudumuzun ihtiyacı olan eksik mineral ve tuzları karşılamamız için en ideal yöntemdir. Yani:
‘ Ideal su diye bir şey yoktur. ‘
ve
‘Sürekli aynı sudan içmek, hem ekonomik, hem ekolojik olarak, hem de sağlık açısından, çok akıllıca bir tüketim olmayacaktır. ‘

Kozmodermo Önerileri

  • Sabahları hafif soğuk su ile cildin yıkanması, en doğal kırışıklık karşıtı uygulamadır.
  • Cilt problemleri ile gerçekten savaşmak istiyorsak, asıl hedefimiz bol su içmenin yanında, kola, vb. şekerli yapay içeceklerden, kafein ve sigaradan uzak durmak olmalıdır.
  • Sulu ve hafif meyveleri bolca tüketmek, derimize su ihtiyacını karşılaması yanında, vitaminli içerikleri ile antiaging etki yapacaktır.
  • En ideal su tüketimi, gün boyunca azar azar yapılandır. Ana öğünler sırasında, 1  bardağın üzerinde su içilmesi pek önerilmez.
  • Litrede 2 gr. üzerinde mineral içeren mineral sular ( sodalar ), rutin su ihtiyacımızı karşılamak için uygun değildir; ilaç özelliği taşırlar.
  • Su ‘ 0 ‘ kalori taşıyan yegane beslenme öğesidir. Hem mideyi şişirerek kısa süreli bir tokluk hissi verir, hem barsaklardan besin geçişini hızlandırarak ve vücuttaki tüm kimyasal olaylarda katalizör rolü oynayarak, metabolizmayı hızlandırır. Dolayısıyla bir zayıflama ilacı sayılmasa da, formumuzu korumada son derece etkilidir.
Share