Büyüme Faktörü ( Growth Factor) Nedir?

Ağırlıkları 4000- 60 000 dalton arasında de­ğişen büyüme Growth ( Büyüme ) Faktörü, cildimizdeki bazı özel görevlerin gerçekleştirilebilmesi için kullanılan mesaj taşıyıcı maddelerdir. çok az miktarları bile hücresel aktiviteleri etkileyebilen proteinlerdir. Bu proteinler hücrelerin kontrollü olarak büyümesini, çoğalmasını ve farklılaşmasını yöneterek cildin işlevlerini sürdürebilecek sağlıklı yapısını devam ettirmeyi sağlarlar.

Her bir büyüme faktörü farklı mesaj taşımak ile beraber, ilgili olduğu hücrenin çeperindeki kendisine özel olan alıcıya ( reseptöre ) bağlanarak görevini yerine getirir. Büyüme faktörlerinin herhangi bir hücreyi etkileyebilmesi, o hücrenin, o faktör için resep­töre ( algılayıcı ) sahip olup olmamasına bağlıdır. Reseptö­re bağlanma sonucu hücre içinde özgün bir ce­vaba neden olan bir seri sinyal ortaya çıkar.

Büyüme faktörlerinin tıpta ilk olarak, yara iyileşmesi sürecinde bunların etkilerinin araştırılması ile gündeme gelmişlerdir. 1990 yılından bu yana rekombinant teknolojilerle üretilmiş bir takım ilaçlar yara iyileşmesi ve deri yenilenmesinde kullanılmış ve klinik olarak başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu ilaçlar genellikle insan epidermal büyüme faktörü ( EGF ), bovin fibroblast büyüme faktörü, trombosit kaynaklı büyüme faktörü ( PDGF ) ve benzerlerini içermektedir. 

Vücudumuzda herhangi bölgenin zarar görmesinin ardından vücudun bağışıklık sistemi çalışmaya başlar. Beyinden gelen komutlardan birisi de, derideki yara bölgesinde büyüme faktörlerinin, deri hücrelerine mesaj taşıyacak şekilde gönderilmesi ile ortaya çıkar. Bir çok farklı büyüme faktörü, farklı türde hücrelere mesaj taşıyarak; yaranın en hızlı ve iz bırakmayacak biçimde tamirine yardımcı olur. 

Beyinin verdiği komut ile salınan büyüme faktörleri, yara iyileşmesini hızlandıran elastin fibriller, fibronektin gibi maddelerin üretimini sağlarlar. örneğin VEGF ( Vascular Endothelial Growth Factor ) kılcal damarlarının hasar bölgesine doğru ilerlemesi için hücrelere emir taşırken, EGF ise deri hücrelerinin çoğalmasına neden olabilir. Aynı esnada aFGF ve bFGF ( asidik ve bazik Fibroblast Growth Factor ) ise fibroblastların kollajen ve hyalüronik asid üretimini tetiklemektedir. 

Büyüme faktörlerinin yaptığı bu deri yenilenmesi; bu faktörlerin, yara iyileşmesinden anti- aginge kadar dermatolojinin pek çok alanında kullanılmasına neden olmuştur. Aslında yaşlanma süreci de yara mekanizmasından büyük farklılık göstermez. Ancak, ortada yara gibi bir durum yoktur, yalnız derinin altında dolgu görevi gören kollajen, hyalüronik asid gibi destek yapıların azalması söz konusudur. Ayrıca yaşlanma ile birlikte büyüme faktörlerinin sentezinde de bir azalma söz konusudur. Eğer deri içinde ihtiyaç duyulan büyüme faktörleri kozmetik bir formülasyon içinde, deri altındaki hücrelere ulaştırılabilirse; çizgilerin görünümünü ve derinliğini azaltmak mümkün olur. 

Büyüme faktörleri, tek başlarına deriye lokal olarak uygulanabildikleri gibi; bir takım yardımcı yöntemlerle, bu faktörlerin derideki etkilerinin arttırılması, son yıllarda popüler hale gelmiştir. Skin Stamp ve benzeri aletler; üzerinde çok fazla sayıda minik, ince iğnecikler bulunan aletlerdir. Bu aletler sayesinde, önce deride küçük kanalcıklar açılır ve daha sonra deriye uygulanan büyüme faktörü bulunduran ilaçların deriden daha fazla emilmesi ve etkinin artması sağlanır. Bu tarz uygulamalar antiaging tedavi dışında, cilt lekelerinin iyileştirilmesi, çeşitli yara izleri ve sivilce izlerinin tedavisinde kullanılmaktadır.

Share