Bitkisel Plasenta

Plasentanın tıpta ilk bahsinin geçtiği dönemler antik çağa rastlamaktadır. Plansenta ekstresinin kozmetiklerde ilk kullanımı ise 1940’lı yıllara dayanmaktadır. Plasenta kaynaklı hormonların kırışıklıkları azalttıkları ve doku gelişimini uyardıkları düşünülmüştür. Özellikle plasentanın 1970 lerde şampuanlarda ve saç bakım kremlerinde kullanımı popüler hale gelmiştir. 

Plasenta ekstresinin kozmetiklerde kullanımının, derinin oksijen absorbe etme yeteneğini arttırdığı, hücresel metabolizmayı uyardığı ve hücre üretimini tetiklediği düşünülmektedir. Ancak plasentanın deri üzerindeki temel etkisi, deriyi koruyan ve nemlendiren etkisidir. 

Bir çok uluslararası plasenta araştırması, plasentanın insan organizmasına faydalı etkilerini göstermiştir. Plasenta ekstresi, insan organizmasını çevresel etkenlerden koruyacak,yenilenmesini sağlayacak bir çok biyolojik etken maddeyi içermektedir.

Son yıllarda, insan ve hayvan plasentasından enfeksiyon bulaştırma, kıllanma artışı, erken puberte ve allerjik reaksiyon oluşturma yan etkileri göz önünde bulundurularak, bitkisel plasentalardan yararlanılması gündeme gelmiştir.

Bitkilerin plasentası var mıdır?
Evet, genç bitkilerde dişilik organı altında, meyve büyürken onu, göbek kordonu benzeri bir kanalcıkla besleyen, içinde proteinli bir sıvı taşıyan kistik organa, bitki plasentası adı verilmektedir.

Bu sıvının içindeki yapısal elementler, kollajen sentezini uyararak, cildin oksijen tüketimini ve ciltteki protein sentezini, yüksek oranlarda artırarak, cildin yenilenmesi ve nemlenmesinde olumlu etkiler yaratmaktadır. Böylece, leke ve kırışıklık oluşumlarını azaltıp, etkin bir cilt bakımı sağlamaktadır. 

Glycina Hispida
Özellikle baklagiller ve soyada mevcut, cilt üzerinde yüksek rejeneratif etkisi olan bir bitkisel proteindir.

Fagus Sylvatica
Peptid, mineral tuzlar ve bitkisel şekerler içeren, kayın ağacı özünden elde edilen bir bileşiktir, deride uzun süreli nemlendirici etki yaratır.

Share